Şili’nin başkenti Santiago

Paylaş:

Valparaiso’da geçirdiğimiz harika günlerin ardından öğlen ana caddeye çıkıp otostopla Santiago’ya gittik. Daha önce internetten bulduğumuz hostellerden birine gidip, her zaman ki gibi pazarlık yapalım dedik ama ne mümkün! Pazarlık Şili’de işlemiyor. Bozukluk olan küsuratı bile fazlasıyla aldılar. 6 yataklı odada kişi başı 8300CLP. Valparaiso’da çok gezdiğimiz için Santiago’daki ilk günümüzde zaten çok zaman da olmadığından, hostelden çıkmadık. Şilinin meşhur şaraplarından alıp, bir peynir ve şarküteri tabağı hazırlayarak keyif yaptık.

Ertesi sabah hostelden yürüyerek Bellas Artes müzesine gittik. Girişi ücretsiz olan müzenin binası belki de içeride sergilenenlerden daha güzeldi. Taş binanın üstü cam tavandı ve içeriye muhteşem bir ışık vuruyordu.

Bellas Artes Müzesi - Santiago
Bellas Artes Müzesi – Santiago
Burayı gezdikten sonra Santiago’nun meşhur deniz ürünleri pazarı Mercado Central’e gittik. Burası deniz ürünü sevenler için tam bir cennet. Birbirinden büyük balıklar, bir çok farklı midye, çeşitli kabuklular, dev kalamarlar (o kadar ki filetosunu parçalara bölmüşler ve kalınlığı 3cm civarında. Antrikot gibi kalamar 🙂 ) hepsi de birinden taze. Aynı zamanda pazarın içinde bir çok restoran da mevcut.

Mercado Central - Santiago
Mercado Central – Santiago
Balık Pazarı’nın arkasındaki Puente caddesi bir nevi Santiago’nun istiklal caddesi. Trafiğe kapalı bu caddede alışveriş yapabileceğiniz bir çok mağaza bulurken yerlere ürünlerini seren tezgahtarlara da göz atın deriz.

Puente caddesinden 3 blok ilerlediğinizde Plaza de Armas’a geliyorsunuz. Güzel bir parka ev sahipliği yapan meydanda bir çok meydanda olduğu gibi sokak sanatçıları ve işportacılar hünerlerini ve ürünlerini sergiliyorlar. Plaza Armas’ın batısında bulunan Metropolitano katedrali, ve kuzeydeki tarih müzesi ve tarihi postane binaları görülmeye değer.

Plaza de Armas - Santiago
Plaza de Armas – Santiago
Metropolitano Kilisesinin içi dışarıdan görüldüğünden çok daha büyük. Güney Amerika’da gördüğümüz en büyük kiliselerden biriydi.

Metropolitano Kilisesi - Santiago
Metropolitano Kilisesi – Santiago
Tarih müzesinin girişi de ücretsiz ve hatta müzenin kulesine de eğer saat 5’den önce gelirseniz çıkabiliyorsunuz. Müzede Şili’nin tarihiyle ilgili bir çok kıyafet, fotoğraf ve eşya mevcut.

Tarihi Santiago Postanesi
Tarihi Santiago Postanesi
Günün akşamında ise çok güzel bir organizasyon vardı. 5 yıldır Türkiye’ye uğramadan önce Asya, Avrupa ve Afrika’yı pedallayarak geçmiş, şimdi de dünya turuna Güney Amerika’yla devam eden Gürkan Genç (gurkangenc.com) ve yine Gürkan gibi uzun zamandır Türkiye’ye uğramamış, ilk zamanlar sırt çantasıyla Güney Amerika’yı gezmiş, son zamanlarda ise bisikletle turuna devam eden sevgili Hale Sargın (isimgucumgezmek.com) ile Santiago’nun tek Türk restoranı olan Meze’de akşam yemeği yedik. Özlediğimiz yemekleri tatmanın yanında bir de rakı olunca uzunca bir hasret giderdik. O kadar güzel muhabbet oldu ki saatin gece 3-4 olduğunu anlamadık bile. Restoran kapandıktan sonra sahibi ve şefi Onur ile Santiago’da yaşayan bir Türk dövme sanatçısı Deniz de bizlere katıldı. Uzun zamandır bu kadar eğlenceli bir masada oturmamıştık. Açıkçası özlediğimizi fark ettik. Her ne kadar siyasetinden trafiğine, ekonomisinden kalabalığına sıkılsak da, o masada oturup geçirdiğimiz güzel günler hep özleniyor.

Santiago Meze Restoran'da gezgin buluşması
Santiago Meze Restoran’da gezgin buluşması
Ertesi gün hostelde boş yer olmadığı için çıkacaktık, ancak Deniz sağ olsun Hale’ye ev sahipliği yaparken bizleri de yanına kabul etti. Biz de son günümüzde sabah erkenden çıkıp Moneda müzesindeki Picasso sergisini gezdik. Giriş öğlene kadar ücretsiz. Moneda müzesi Başkanlık Sarayı’nın hemen arkasında bulunuyor. Sarayın arka bahçesiyse havuzlar ve dev bayrakla çok şık bir görünüme sahip.

Santiago Başkanlık Sarayı
Santiago Başkanlık Sarayı
Şehirde son olarak Bellavista bölgesini gezdik. Bellavista şehrin ortasından geçen Rio Mapocho nehrinin kuzeyinde yer alan bölge. Buraya balık pazarının bulunduğu köprüden geçerek giriyoruz. Köprüyü geçer geçmez sizi büyük bir kapalı pazar karşılıyor. Bunu biraz gezsek de bir arka sokakta çok daha büyük olan Vega Central çok güzel bir pazar. Ucuz sebze, meyve, peynir, şarküteri, et, balık, her şey mevcut.

Vega Central Pazarı - Santiago
Vega Central Pazarı – Santiago
Buradan sonra da Santa Filomena caddesini yürüyerek Bellavista semtine geldik. Bellavista gece hayatının merkezi. Biz gecesini değil de gündüzünü gördük ama gayet şık restoran ve barlarla dolu toplam 10 caddelik bir alan. Grafitilerle süslenmiş barlar gayet şık.

Bellavista bölgesi Santiagonun gece hayatının kalbi
Bellavista bölgesi Santiagonun gece hayatının kalbi
Akşam Deniz’in eve döndük. Gürkan’da bize katılınca bir gece önceki kadro yeniden kaldığımız yerden devam ettik. Ertesi gün sabah erkenden otostopla güneye doğru yol alacaktık ancak iki gece üst üste Türk gecesi yapmanın verdiği yorgunlukla kalkamadık ve gidişimizi bir gün erteledik. Sabah güzel bir kahvaltı, üzerine kahve, derken Hale ile beraber bir canlı yayın yapıp takipçilerimizle buluştuk. Canlı yayının kaydı Hale’nin facebook sayfasının videolar bölümünde duruyor. Dileyenler oradan izleyebilir. Akşama doğru da Santiago’da bulunan Atatürk Meydanı’na gittik. Atatürk’ün büstü ve altında yazan güzel yazıyı görünce oldukça duygulandık.

“Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ana vatanının fedakar ve sadık hizmetkarı, eşsiz kahraman ve insanlık idealinin yaşayan sembolü,

Tüm hayatını Türk Milletine adadı ve ruhunun ateşi ile halkına ilham kaynağı oldu.

Hatırası, söndürülemeyen bir ateş gibi, halkına güç vererek ebediyete kadar yaşayacaktır.”

Şili Santiago Atatürk Heykeli
Şili Santiago Atatürk Heykeli
Böylelikle Santiago sayfamızı da kapatmış olduk. Ertesi gün erkenden kalkıp güneye giden ana yollardan birinde otostopa başladık. Bir sonraki durağımız Osorno’ydu. Toplam 1000 km civarındaki yolu otostopla 17 saatte aldık. Osorno’da Couchsurfing’den Ivan’la konuşmuştuk ve geç de olsa bizi bekliyordu. Geceyi Ivan’da geçirdikten sonra sabah otostopla Arjantin’in Bariloche şehrine geçmek üzere yola çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir