Aç Kaldık, Hamağımızı Sattık!

Paylaş:

Yurimaguas’da geçirdiğimiz stresli ama komik durumu sizlerle de paylaşalım istedik. Yurimaguas’dan Lagunas’a gelirken yanımızda 1100 Sol vardı. Aslında biz daha çok çekmek istedik ama bankalar günde 400 Sol’den fazla vermiyor. Kaba bir hesapla bu para bize Iquitos’a kadar yeterdi. Zaten Lagunas’da da harita ğzerinde bir banka görünüyordu. Yurimaguas’dan tanesi 25 Sol’e iki hamak aldık yol için yanımıza su, atıştırmalık, meyve vs 25 Sol tuttu. Tekneye de kişi başı 20 Sol verdik. Lagunas’da konakladığımız odaya da gecelik 25 Sol. Bizim düşüncemiz bir gece kalıp, ertesi gün Pacaya Samiria Milli Parkı’na gitmekti. Samiria’nın günlüğünün kişi başı 100 Sol olduğunu okumuştuk. Sabah 8:30 gibi uyanıp kanoyla Samiria’ya gitmek için acentalarla görüştük. İlki günlük 150 Sol diyince ilk dumurumuzu yaşadık. Biraz pazarlıkla 120’ye indi ama bizim için hala çoktu. Ayrıca sabah 8de yola çıkıldığını öğrendiğimizde bugün için geç kalmış olduğumuzu anlamıştık. Bu da bir gece daha otelde konaklama demekti. Yaz 25 Sol daha! Diğer bir firmayla görüştük o da toplam 720 dedi. 600 bizim gidebileceğimiz rakamdı. Çünkü İquitos’a gidiş kişi başı kamaralı teknede 150 Sol’dü. Yani 300 Sol’ü bir kenara ayırmıştık. Paraya ihtiyacımız olduğunu anlayınca Lagunas’daki bankaya yöneldik. Banka oradaydı ama küçük bir sıkıntı vardı, maalesef bankamatik yoktu. Acentalarla konuşurken kahvaltıyı atlamıştık. Saat 11 olmuştu son acentaya gitmeden önce öğle yemeği yedik, 10 Sol. Toplam harcamalar 200 Sol olmuştu, dönüş için ayırdığımız 300 Sol ile birlikte 500 Sol. Geriye zaten 600 Sol kalmıştı. Bizim hesabı şaşırtan şey İquitos gemisinin pahalı olmasıydı. Gelirken 12 saatte geldiğimiz tekne yeterince pis ve sıkıntılı olduğundan kamarada gitmek istiyorduk. Yol 2-3 sürecekti. Neyse ki teknede her hangi bir harcama yapmıyorsunuz tüm öğünler fiyata dahil. Yemek yediğimiz yerdeki arkadaşla konuşurken bize hızlı bot var onunla gidin dedi. Hız demek daha fazla para demekti diye yorumladık ama şansımızı denemek için ne kadar ki bu hızlı botlar dedik. Nautas’a kadar 100 Sol. Oradan da minibüsle İquitos 10 Sol. Gözünü seveyim matematiğin! Bizim kamaralı gemi için ayırdığımız 300 – 220 = 80 Sol. Kurtuluş yolunu bulmuştuk. Son acentaya gidip, diğer ikisiyle görüştüğümüzü söyleyip, sahip olduğumuz son para bu 600 Sol. Eğer ok derseniz hemen imzalayalım bitsin bu çile. Bu sefer matematik acenta sahibinin emrindeydi. Topladı, çıkardı, düşündü etti. “Bu kadar istediğiniz için size 600 Sol’e yapacağım ama sularınızı siz alırsınız. Yoksa hakikaten kurtarmıyor” dedi. 80 Sol’ümüz vardı alırdık suyumuzu. Suya 15 Sol verdik. Cebimizde 65 Sol ve yol paramız 220 Sol.

Lagunas Limanı'ndaki Evler
Lagunas Limanı’ndaki Evler

Bu arada hızlı teknenin saat kaçta kalktığını ve fiyatının gerçekten 100 Sol mü olduğunu doğrulamamıştık. Ayrıca bir de Nauta’dan İquitos’a minibüs parasını doğrulamamız gerekiyordu. Tüm bunlar için limana gittik. İlk şok hızlı teknelerin sabahları olduğunu öğrenmek oldu. Biz turdan akşam dönecektik. İkinci şok ise hızlı teknenin 100 değil, 110 Sol olduğunu öğrenmemizdi. Tüm bunlarla birlikte akşam olmuş, karnımız da acıkmıştı. Sabah gittiğimiz yer gayet uygun fiyatlı ve doyurucuydu. Oraya yöneldik ama yemeğin kalmadığını duyunca limana doğru ilerledik. İki yemek yerine tek yemek ile idare ederiz diyerek bir tane balık aldık. 5 Sol. Az çok karnımızı doyurup, otele döndük. Otele bakan kıza durumu anlatıp, “3 gün sonra geri gelip bir gece daha kalacağız. Ama para sıkıntımız var bizden 20 alırsın olur mu?” diye sorduk. Gülerek kafa salladı, “olur, sorun yok.” dedi.

Dip toplam alacak olursak, cepte 20 Sol, son gün otel için 20 Sol, yol için 240 Sol. Fena durmuyor. Turdan da zaten tok geleceğiz, 20 Sol cepte varırız İquitos’a.

Tur bitti ve merkeze geldik. Öğlen yemeği dahil, akşam yemeği değilmiş. Önce gidip şu hızlı tekne biletimizi alalım ki, bir aksilik olmasın dedik. Limana gittiğimizde bilet acentası kapalıydı. Sağa sola sorduk. “Pazartesi açar” dediler. “Bugün Cumartesiydi, ya yarın? Yarın niye açmıyordu ki? Nasıl açmazdı yarın. Pazarları tekne olduğunu öğrenmiştik. Bir sorun olmaması lazımdı” gibi düşünceler saniyeler içinde beynimizde fır dönüyordu. O sırada son bombayı da patlattılar. “Yarın Christmas, tekne kalkmayacak.” Sinir bozulmasıyla bir gülme aldı bizi. Acentanın telefon numarasını otelden arattık. Evet bilgi doğruydu. Yarın tekne yok. Cepte son 20 Sol var. Bunu da bir gün daha ekstra kalmak için otele vereceğiz. Peki ya bir buçuk gün yemek? Yemeyecek miyiz? Odaya gidip bu gece yemek yemeden geçirebileceğimizi düşündük. Bir akşam açlıktan ölmezdik ya. Yarın da bir yoluna bakacaktık artık. Sabah olduğunda kısa bir beyin fırtınasıyla aklımıza Yurimaguas’dan 25 Sol’e aldığımız hamaklar geldi. Nasılsa hızlı tekneyle gidiyorduk. Hamağı da tahminen taşımayacak bir yerlerde bırakacaktık. Sadece bir kere kullandığımız hamaklar aslında bizim çıkış kapımız olabilirdi. Hamakları çantaya atıp, pazarın kurulduğu sokağa indik. Merry Christmas! Pazar kurulmamış. Limana doğru devam ederken açık bir dükkan gördük. Tekstil, tuhafiye vs satıyor. Şansımızı denemek için gittiğimizde hamak sattıklarını da farkettik. Durumu anlatıp bir kere kullandığımız hamakları satmak istediğimizi paraya ihtiyacımız olduğunu söyledik. Bizi biraz süzdükten sonra “bende hamak var zaten” dedi. “Ama ucuza vereceğiz” dediğimizde “Ne kadar?” Diye sordu. “İkisi 40” dedik. Olmayacakmış gibi bakınca “peki 30” diye indirdik fiyatı. 25 verecek oldu bu sefer de biz “olmaz para lazım bize” dedik. “Sırf ihtiyacınız var diye alıyorum” diyerek 30 Sol uzattı. Bir gece aç yattıktan sonra hamağımızı satıp yemek parası çıkartmıştık. Başka bir aksilik olmaması umuduyla bu günü geçirdik. Öğlen 10 Sol’e yemek yedik, akşam da bisküvi ile geçiştirdik. 5 Sol.

Lagunas Limanın'da bekleyen motortaksiler
Lagunas Limanın’da bekleyen motortaksiler

Z raporumuz 240 Sol tekne ve minibüs parası, 15 Sol cepte. Sabah erkenden limana gittik. Hızlı tekne acentasının önünde bekledik bir süre ama kapalıydı. O sırada biri yanımıza gelip “Hızlı tekne mi?” diye sordu. Yok artık bir kez daha kaldıramazdık. Kaşlarımızı indirip, küçük Emrah modunda “Evet” dedik. “Farklı bir firma ama daha hızlı gidiyor isterseniz 8:30’da kalkacak” dedi. Önceliğimizi bir kez de bu abiyle paylaştık, “Ne kadar?” diye sorduk. “120 Sol” dedi. “Olmaz o kadar paramız yok” diyerek ekledik “100 Sol olur mu?”. Önce olmaz diyecek gibi oldu. Sonra eşinin yanına gitti. Eşi bir yerlere telefon etti. Onay alınca “Hadi gelin” dedi. O kadar badireden sonra beklediğimizden ucuza almıştık bileti. Hem de daha hızlı gemiden. Gecikmeli de olsa gemi geldi. Biraz da yolda yağış sebebiyle gecikerek Nautas’a vardı. Paramız vardı nasılsa motor taksiye bindik 2 Sol’e otogara gittik. Minibüsü bulup kişi başı 10 Sol’e İquitos’a gittik. İquitos’a vardığımızda cebimizde 33 Sol vardı. Yaşarken biraz stresliydi ama yazarken gülerek yazabiliyorum. Yolun ne getireceği belli olmuyor, her zaman ekstrayla hazırlıklı olmak gerekiyor. Bizim için güzel bir ders oldu!

Aç Kaldık, Hamağımızı Sattık!” için 2 yorum

  • 27 Şubat 2017 tarihinde, saat 04:39
    Permalink

    Kusura bakmayin ama okurken jem kiyamadim hemde gecenin 05.31 olmasi itibariyle kahkahadan alamadim kendimi gecmis olsun bir dahakine dikkatli olmak lazim sizleri takip edebilmek gittiginiz yerleri gorebilmek sizinle gercekten guzel hep takipteyim dikkat edin kendinize ????

    Yanıtla
  • 27 Şubat 2017 tarihinde, saat 20:38
    Permalink

    Gerçekten gecmis olsun, kıyamam size ? bundan sonra hep yolunuz açık cebiniz dolu olsun ?

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir