Ekvador’dan Peru’ya 18 saat

Paylaş:

Bulunduğumuz Vilcabamba Ekvador’un güneyinde bir şehir, buradan sonraki rotamız ise Peru’ydu. Ancak o büyük coğrafyanın neresinden başlayıp, nasıl bir yol çizeceğimizi bilmiyorduk. Gitmek istediğimiz yerler birbirine uzak, uzak olmasa bile And dağları üzerinde 200 kilometreyi 7-8 saatte almaktan ötürü uzun zaman gerektiriyordu. En sonunda yolumuzu çizip Peru’ya Zumba’dan girip, Cajamarca ve Chachapoyas’ı gezdikten sonra Amazon nehrinden 3-5 gün tekne yolculuğuyla dünyanın karayoluyla ulaşılamayan en büyük şehri İquitos’a gidip, sonrasında da uçakla Lima ve güney Peru yapacaktık.

 

Vilcabamba’dan gece otobüsüne binip, 5 saatlik yolculuğun ardından Zumba’ya gelmiştik. Otobüs 8,5$. Saat sabah 5 ve terminalde 5-6 kişiydik. Yanımıza yaklaşan bir genç “La Balsa?” diye sordu. La Balsa sınırın bulunduğu köydü. Buradan minibüs ve kamyonetler olduğunu okumuştuk. İndiğimiz otobüsün şoförü ilk otobüsün 6’da olduğunu söylemişti. Bize yaklaşan gence iki kişi balsaya gideceğimizi söyledik. Yanımızdaki çift de Balsa’ya gidiyormuş. “Kamyonetle götürürüm toplam 20$” dedi. Otobüs kişi başı 2$’dı. Çocukla biraz konuşup kişi başı 3,5$’a anlaştık ve pikapa atladık. Ortalık hala karanlıktı. Ormanlık alanda patika yoldan gidiyorduk. Zumba’ya geldiğimiz otobüs de uzun süre patikadan gelmişti. Ormanda giderken hava da aydınlandı. Yarı sisli dağlarda kıvrılarak 1 saatten biraz uzun sürede La Balsa’ya geldik. Kolombiya sınırından tecrübeli olduğumuz için önce Ekvador çıkış kapısını sorduk. Zaten in cin top oynuyordu sıra olmadığı için işlemimizi hemen hallettik. Üzerimizdeki doları Peru Sol’üne çevirip köprüden karşıya yürüdük. Sol kuru beklediğimizden iyiydi. 1$ 3.3 Sol olarak çevirdik. Köprüyü geçtiğimizde artık Peru’daydık. Yalnız bir sorun vardı, gümrük polisinin bulunduğu ofis kapalıydı. Orada bekleyen taksicilere sorduğumuzda 7 buçuk, 8 gibi açılır dedi. Saat 6 buçuktu. 24 saat açık olması gereken ofisin çalışanı yoğunluk olmadığından dolayı kapatıp dinlenmeye gitmişti. Bu gibi sorunlarla karşılaşabileceğimizi internetten okuduğumuz için oradaki cefeye oturup memurun gelmesini bekledik. Saat 8’e doğru geldi. Ofisin 24 saat açık olup olmadığını sorduğumda, “Evet 24 saat açık” diyerek cevapladı. Hiç şaka yapar gibi bir hali de yoktu ama bizim için şaka gibiydi. Türk pasaportumuzu görünce biraz şaşırdı. “Avrupa birliğinde misiniz?” diye sordu. Kriterlerini yerine getirdiğimizi çok az bir süreç kaldığını söyledik 🙂 Bir kaç telefon görüşmesi yapıp vizeye tabi olup olmadığımızı sorduğunu düşünüyoruz. Daha sonra da pasaportlara damgaları basarak bizi yolcu etti. Taksiler zaten bizi bekliyorlardı. Bizden başka Zumba’dan beraber geldiğimiz birisi de dolmuş taksiler tek kişiyle çalışmadığından bizi beklemek zorunda kalmıştı. 3 kişi taksiye atlayıp sınıra en yakın şehir olan San Ignacio’ya doğru yola koyulduk. Dolmuş taksi kişi başı 15 Sol. Bir saati biraz aşkın süren yolculuk sonunda otogara geldiğimizi sanırken ufak garaj gibi bir yere geldik. Jaen’e gitmek istediğimizi söylediğimizde diğer bir garajdan kalktığı cevabını aldık. 10 dakika yürüyerek diğer garaja gittik. Jaen’e giden minibüsü bulup biraz pazarlıkla kişi başı 12,5 Sol’e bileti aldık. 4 saat süren Jaen yolculuğu sonrası hedefimiz Cajamarca’ydı. Jaen’de indiğimiz terminal de ana terminal değilmiş. O yüzden motor taksilerle ana terminale gittik. Toplam 2 Sol. Bunlar da uzakdoğunun tuktukları gibi motorun arkasına metal aksamla yapılan iki kişilik koltuk. Açık havada yolculuk yapıyorsun. Daha sonra anladık ki bunlar Peru’nun değişilmez araçlarıymış. Neredeyse tüm şehirlerde mevcut ucuz taksiler. Ana terminale gittiğimizde saat öğlen bir olmuştu. Cajamarca otobüsü için sormaya başladım. Doğru firmayı bulduğumda acı gerçekle karşılaştım. Haritada çok yakın görünen Cajamarca’ya direk yol yokmuş. Batı sahiline gidip oradan gitmek gerekiyormuş bu da en az 12 saatlik yolculuk demek. Oysa ki biz 2-3 saat sonra artık Cajamarca’da olacağımızı düşünüyorduk. Bir kaç farklı firmayla aynı bilgiyi teyit edince rotadan Cajamarca’yı çıkartıp, yönümüzü bir sonraki durağımız Chachapoyas’a çeviriyoruz. Neyse ki Chachapoyas’a saat 2’de minibüs var. Kişi başı 25 Sol’e biletleri alıp çantaları ofise teslim ediyoruz. Terminalin yakınında bir restoranda karnımızı doyurup geri gelip minibüse biniyoruz. Yaklaşık 4 saatlik yolculuk sonrası artık son istasyonumuzdaydık. Bir önceki gece yarısı başlayan yolculuk tam 5 farklı araçla 18 saat sürmüştü ve artık yorgunluktan bitap düşmüş durumdaydık. Merkeze yürüyüp bir kaç hostelle görüştükten, odalara baktıktan sonra gayet güzel bir otel buluyoruz. İki kişilik banyolu oda için 25 Sol’e anlaşıyoruz.

Sınır geçişleri sorunlu oluyor, buna alışmıştık ancak Peru coğrafyasının bizi bu kadar şaşırtacağını düşünmemiştik. 500 kilometrelik yolu 18 saatte tamamladık. Bakalım Peru’da bizi başka hangi sürprizler bekliyordu.

Ekvador’dan Peru’ya 18 saat” için 2 yorum

  • 3 Mart 2017 tarihinde, saat 21:56
    Permalink

    Merhabaaaa! Ilk defa turkce bilgi arayayim dedim ve ne mutlu ki sizin sayfaniza denk geldim. Cok benzer bir rotadayiz. Ekvador’dan Peru’ya gecis kismindayim. Bilgiler icin coook tesekkurler. Yolunuz acik olsun, karsiniza hep guler yuzlu iyi insanlar ciksin.

    Yanıtla
    • 3 Mart 2017 tarihinde, saat 23:51
      Permalink

      Tesekkurler Duygu. Birilerinin işine yaradığını görmek ne güzel. Umuyoruz ki sen de çok güzel deneyimler yaşarsın yolda. Yolun açık olsun.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir