Ekvador’un gizemli şehri Vilcabamba

Paylaş:

Cuenca’da kaldığımız günün sabahı erkenden kahvaltımızı yapıp, yola çıktık. İstikamet gizemli şehir Vilcabamba. Doğrudan otobüs olmadığı için önce Loja’ya gidiyoruz. Oradan da Vilcabamba’ya minibüsle geçiyoruz.

Vilcabamba’yı ilk defa iş arkadaşım Alper’in beni tanıştırdığı ve Vilcabamba’da bir yılını geçiren Anıl’dan duymuştum. Daha sonra Iluman’da tanıltığımız Arjantinli Juan’ın da orada yaşadığını duyunca Peru rotamızın da üzerinde olduğundan Vilcabamba’ya gitmeye karar verdik.

Vilcabamba hakkında bir çok rivayet var. Bunların en gerçek olanı insanların uzun yaşamasıymış. Tabi bu biraz eskide kalmış. Eskiden 100’ün üzerinde bir çok Vilcabambalı varmış. Diğer bir rivayet burada doğup büyüyen insanların hiç kanser olmadığı. Bu bize pek inandırıcı gelmedi açıkçası. Diğer bir rivayet ise burada çok fazla UFO görüldüğü. Bunu da bilemiyoruz. Biz görmedik açıkçası 🙂

Bu sebepler bir çok Kuzey Amerikalı ve Avrupalının Vilcabamba’ya yerleşmesine sebep olmuş. Hal böyle olunca Vilcabamba’nın ana dili neredeyse İngilizce diyebiliriz. Yabancıların açtığı bir çok cafe, restoran, bar ve otel var.

united falefel org vilcabamba
UFO hemen klisenin yanında.
Anıl bize burada yaşayan İskender isminde bir Türk olduğunu ve United Falafel Org. (UFO) İsimli restoranda bulabileceğimizi söyledi. Biz de otobüsten iner inmez oraya yöneldik. İskender UFO’nun ortağı. Suriye asıllı Brezilya’da büyümüş bir başka ortakla birlikte Ortadoğu yemekleri yapıyorlar. Sağ olsun bizi çok sıcak karşılayıp hemen uygun bir otele yerleştiriyor.

Bolivar ve Clodoveo Jaramillo caddelerinin kesiştiği köşedeki mavi bina hostelimiz. Geceliğine 12$ verdiğimiz iki kişilik odamız ise gayet rahat. Daha sonra da beraber restorana gidiyoruz ve o lezzetli falafel tabağı geliyor önümüze. 2 aydır güney amerikanın yerel yemekleri ve bazen kendi yaptıklarımız dışında bizim oralara yakın bir yemek yiyememiştik. Falafel tabağındaki humusu görünce aklımız gidiyor.

vilcabamba falafel
UnitedFalafel.org ‘un şaheseri
Hemen İskender’e “tahini nereden alıyorsunuz?” diye soruyorum, çünkü çok lezzetli. “Kendimiz yapıyoruz, sahip olduğumuz sertifika gereği kullandığımız tüm malzemeleri kendimiz yapmalıyız” diyor. Soslardan, tahine kadar hepsi kendi üretimleri. Aynı zamanda işlenmiş şeker de mutfaklarından çıkmış durumda. Yemek sonrası yediğimiz çikolatalı pasta da uzun zamandır yediklerimizden en iyisi. İki ay sonra sanırım kendimizi yemek anlamında en mutlu hissettiğimiz gün.

vilcabamba ekvador
İskender’le UFO’da
Ertesi gün neredeyse tüm gün dinlenerek ve küçücük merkezde turlayarak geçiyor. Bir de Santiago’yu aramakla. Santiago bir Şaman. 25 yıldır San Pedro ayinleri düzenliyor. Anıl bir yıla yakın Santiago’nun yardımcısı olarak çalışmış. Bize de referansı verdiği için kendisiyle tanışıp San Pedro’yu öğrenmek istiyoruz. Kendisinin San Pedro isimli köyde yaşadığını öğreniyoruz ama elimizdeki telefon numarası kapanmış ve ulaşabileceğimiz başka yol yok. Sağa sola sorarken bir hostel’de çalışan biriyle tanıştık. Bize Santiago’yu iyi tanıdığını eşinin telefonunu bildiğini söyleyince bir umut doğuyor. Eşini arıyor ve konuşmaya başlıyor daha sonra telefonu bana uzatıyor. Anıl’ın arkadaşı olduğumuzu Santiago’yla konuşmak istediğimizi söylüyoruz. Santiago’nun yarın düzenleyeceği bir San Pedro ayini için dağda çalıştığını ama saat 7’de bizimle buluşabileceğini söylüyor. Bingo!

Yaklaşık 3-4 saatimiz var. 2 ay önce kestirdiğim saçlarım doruk noktasına ulaşmış durumda. Gelirken aldığımız makine ve makas ile Özlem ilk deneyimini benim üzerimde yapıyor. Biraz uzun sürse de gayet başarılı bir iş çıkarttığını söyleyebiliriz.

Saat 7’de gidip biraz bekledikten sonra sarı t-shirtlü fötr şapkalı birisi geliyor ve “Santiago’yu mu arıyorsunuz?” diyor. Kafa sallıyoruz ve kendisinin olduğunu söylüyor. Kafamızdaki Şaman Santiago figürü ile örtüştüremiyoruz bir an. Biz Güney Amerika yerlisi birisini beklerken daha yeni dünya insanı birisiyle karşılaşınca bir an acaba o mu diyoruz? Tabi konuşmaya başlayınca doğru Santiago olduğunu anlıyoruz. Santiago’yla konuştuklarımızı ve yaşadığımız San Pedro deneyimini bir sonraki yazımızda yazacağız. Bu yüzden bir gün atlayıp Vilcabamba’daki 3. günümüzü anlatabiliriz. San Pedro ayininin yorgunluğunu atmak amacıyla çoğunlukla dinlendik. Öğlen Rumi Wilco doğal parkına yürüyüş yapıp biraz doğayı geziyoruz. Akşam yemeğimizi hostelde kinoa salatasıyla yapıp Santiago için çektiğimiz fotoğrafları hazırlıyoruz.

vilcabamba ekvador
Park içinde bir sürü bitki türü bulunuyor.
Ertesi gün eşyalarımızı toplayıp odayı boşaltıyoruz artık Peru’ya ilerleme vaktimiz geldi. Ancak otobüsümüz gece 12’de hostel sahibi hostelde vakit geçirebileceğimizi söylüyor. Biz de Santiago’ya vereceğimiz fotoğrafları son haline getirip onunla buluyoruz. Fotoğrafları teslim edip kendisiyle biraz zaman geçiriyoruz. Ayin sonrası aklımızdaki soruları soruyoruz. Pozitif yaklaşımı hiç değişmiyor Santiago’nun. Her şeye teşekkür ediyor, hatta zıt görüşlere de teşekkür ediyor. Bir çoğumuzun içindeki kin nefret duygularını aldırmış gibi adeta. Santiago’yla bir kez daha vedalaşıp otele dönüyoruz. Elbette giderken UFO’ya uğrayıp İskender’le de vedalaşıyoruz. Olur da buraya gelecek olursanız kendisini bulun. Uzun süredir burada yaşayan tek Türk olduğu için sizi gördüğüne o kadar sevinecektir ki.

Akşam yemeğimizi yine otelde yapıp, gece otobüsümüzü bekliyoruz. Artık Ekvador sayfalarını da kapatıp, yeni bir sayfaya Peru yazmanın zamanı geldi. Hoşçakalın…

Ekvador’un gizemli şehri Vilcabamba” için 4 yorum

  • 3 Mart 2017 tarihinde, saat 22:07
    Permalink

    Kesinlikle buluyorum Iskender’i 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir