Ekvador’un Başkenti Quito

Paylaş:

Iluman ve Otavalo ziyaretlerimizin ardından sıra başkent Quito’ya gelmişti. Daha önceden Couch Surfing’den bizi ağırlamayı kabul eden Edu ve Francisco’da kalacağız. Iluman’dan Otavalo’ya 30 cent oradan da Quito’ya 2,5$’a gidiyoruz. İlki 15 dakika, ikincisi ise 2-3 saat sürüyor. Quito’ya geldikten sonra Edu’nun tarif ettiği şekilde evi kolaylıkla bulduk. Biraz dinlendikten sonra, bizi tarihi şehir merkezine götürdüler. Birlikte Voto Nacional Bazilikasını, büyük meydanı, San Francisco Katedralini, Santo Domingo meydanını gezdik.

Edu ve Francisco ile San Francisco Katedrali'nin önünde
Edu ve Francisco ile San Francisco Katedrali’nin önünde

Voto Nacional Bazilikası, Paris’teki Notr Damme kilisesine çok benziyor. Edu eski devlet başkanları Gabriel Garcia Moreno’nun Fransızları çok sevdiğini ve şehrin o bölümünü Fransız mimarisiyle yaptırdığını aynı zamanda bu Neo-Gothic kilisenin de temelini onun attığının bilgisini veriyor. Gothic kiliselerinin duvarlarında bulunan korkunç yaratık heykelleri bu kilisede yerini Ekvador’da yaşayan hayvanlara bırakmış. Kaplumbağa, iguana, yunus, kurt, timsah gibi hayvanlar kilisenin duvarını süslüyor. Kiliseye giriş ise kişi başı 2$. Kilisenin bahçesinden Quito’nun güneyinde bulunan Panecillo tepesindeki Meryem Ana heykelini görüyoruz. Bu tepeye çıkıp benzer manzarayı tersten de izlemek mümkün. Ancak yürüyerek çıkılması tehlikeliymiş. Biz de zaman ayırıp taksiyle çıkmadık ama şehri izleyebileceğiniz güzel bir nokta.

Voto Nacional Bazilikası
Voto Nacional Bazilikası

Bazilika’dan sonra büyük meydana yürüyoruz. Bir yanımda katedral, bir tarafında başkanlık sarayı, diğer tarafında ise belediye binası olan meydan festival nedeniyle çok doluydu. Bir platform da kurulmuş farklı konserler veriliyordu.

Buradan sonra ünlü San Francisco katedraline gittik. Bu katedral 1534 yılında başlanıp 70 yolda tamamlanmış. En enteresan durum ise kiliseyi kimin dizayn ettiğinin bilinmemesi.

San Francisco Kilisesinde bir yerli
San Francisco Kilisesinde bir yerli

Daha sonra la Ronda caddesinde bir şeyler yiyip, eve döndük. Aralığın ilk haftası Quito’nun şehir festivali. Bizim için de Cartagena ve Bogota’dan sonra denk geldiğimiz 3. Şehir Festivali oldu.

Ertesi gün, bir gün önceden bize gösterdikleri yerlerden bir kez daha geçerek daha bol zamanda fotoğrafladık. Her Pazartesi günü saat 11’de büyük meydanda gerçekleşen alay muhafızlarının değişim törenini izledik. Diğerlerinden farklı olarak şehir festivali olması sebebiyle devlet başkanı ve ailesi de başkanlık sarayının balkonundan törene katılıp halkı selamladılar.

Saray Muhafızları nöbet değişimi - Ekvador
Saray Muhafızları nöbet değişimi – Ekvador

Daha sonra şehir müzesini gezip, hem Ekvador’un yerlileri hakkında bilgi aldık, hem de müzenin kurulduğu bina Quito’nun ilk hastanesi olduğu için küçük bir bölümünü hastane müzesi şeklinde yapmışlardı, onunla ilgili bölümü gezdik. Öğlen yemeğinde Ekvador’un meşhur yemeği Seco de Chivo (Keçi yahnisi) yemek istiyorduk. Büyük meydanda bulunan Cafeteri Faviolita’nın bu yemeği uzun zamandır yapan iyi yerlerden biri olduğunu öğrendik. Ancak az miktarda yaptıkları için çok çabuk tükeniyormuş. Biz gittiğimizde saat öğlen bir olmuştu ve maalesef yemek kalmamıştı. Bize Heladeria San Augustin’in kendilerinden bile eski olduğunu söyleyerek bizi oraya yönlendirdiler. San Augustin’de keçi yahni yedik. Yaklaşık 3 saat kısık ateşte özel sosuyla pişen keçi yumuşacık olmuştu. Gayet lezzetli bu yemeğe 8.30$ ve kendi yapımları limonataya 1,5$ verdik. Quito’ya uğrayanlara sıkı tavsiyemizdir.

Ekvador Başkanlık Sarayı
Ekvador Başkanlık Sarayı

Daha sonra şehir festivalinin kortejini izlemek üzere Santo Domingo meydanından Flores caddesine geçtik. Quito çevresindeki bir çok yerli halk kendi kıyafet ve danslarıyla bu caddeden geçerek meydan da sahne aldılar.

Eve gittiğimizde Edu ve Francisco bizi La Floresta bölgesine sokak yemekleri yemeğe davet etti. Taksiyle 2$’a gittiğimiz meydan duman altıydı. Bir an aklımıza Adana sokak kebapçıları geldi. Tezgahlarda farklı yiyecekler vardı. Ancak iki tezgah vardı ki yanyana, tüm duman onlardan geliyordu. Hemen yanaşıp baktım, bağırsak ızgara. Bizim kokoreç gibi olmasa da büyük dana bağırsaklarını ateşin üzerine atıp pişiriyorlar. Bir tane denemek isteyip aldık, ancak çok kalabalık olduğu için bağırsakları az pişmiş olarak sunuyorlardı. Tabağın yarısını bile bitiremedik. Çiğnemekten çenemiz ağrıdığı için pes edip yemeği bıraktık. Belki daha az kalabalık olduğu bir gün gitsek sevecektik. Eve dönerek, ertesi sabah Ekvador çizgisini ziyaret etmek üzere yattık.

Sabah erken kalkıp 7 gibi yola çıktık. Metrobüs ile Ofelia durağına gidip, oradan da otobüse binerek “Mitad Del Mundo” yani dünyanın ortasına gittik. 1736 yılında yapılan deneylerle bulunan ekvator çizgisinin yer aldığı alana Mitad Del Mundo deniliyor. İçeri giriş 3,5 $. Eğer içeride müzeleri de gezmek istiyorsanız, giriş artı müzeler 7,5$. Biz müzeleri dahil aldık, ancak içeride görecek çok bir şey yoktu. Sadece giriş alıp, müze kısmı yerine birazdan anlatacağımız Inta Nan’a girebilirsiniz. İçeri girdiğinizde yapılan ilk çalışmaları, kimlerin ekvador çizgisini bulduğunu, dünyada haritanın çıkarılması gibi konuları içeren 2-3 bina var. Bunlara her türlü girebiliyorsunuz. Yıldızları ve galaksiyi anlatan bir belgesel sadece İspanyolca dilinde ve saat başı yapılıyor. Bunu da giriş ile birlikte izleyebiliyorsunuz. Biraz ilerlediğinizde ise anıt karşınıza çıkıyor. Anıtın doğusunda yumurta deneyini yapabileceğiz bir yer var. Bir çivinin baş kısmında yumurtayı dik olarak koyup dengede kalmasını sağlamaya çalışıyorsunuz. Biraz uğraştıktan sonra biz başardık 🙂

Mitad del Mundo
Mitad del Mundo

Girişte verdiğiniz fazladan 4 doların karşılığı ise anıtın içinde bulunan müze. Bu müzenin üst katında yerlilerle ilgili bilgiler var, alt katlarda ise farklı deneyleri yapabileceğiniz yerler var. Bu deneyler mıknatısın etkisi, suyun hareketi, Nicola Teslanın elektriği havadan iletme deneyi gibi deneyler mevcut. En alt katta ise biz gittiğimizde çalışmayan bir gösterim, Ekvador’un bölgelerinin tanıtımı ve çeşitli objelerle ve seçtiğiniz arka planla fotoğraf çektirip ücretsiz e-mailinize alabilme imkanı sunan küçük bir stüdyo var. Biz gittiğimizde bir kaç deney bozuktu. Genelde çoğu da pek ilgi çekici değildi. Dolayısıyla burayı atlayabilirsiniz. Ancak bu biletle gireceğiniz bir yer de kakao müzesi. Sanırım anıt müzesinden çok daha ilgi çekici. Ekvador kakao üretiminde başarılı bir ülke. En kaliteli kakao bitkisinin kendi ülkelerinden çıktığını söylüyorlar. Müzenin çıkışında ise bir demo var. Maalesef öğle vaktine denk geldiği için demoyu yapan arkadaş yemekteydi biz de çok beklemek istemediğimizden demoyu dinleyemedik ancak masada kurulu düzenekleri inceleyip her adımın tadına baktık. Çiğ kakao, kavrulmuş kakao, öğütülmüş kakao ve süt eklenerek akışkan çikolata aline gelmiş kakao. Özellikle kavrulmuş kakao çekirdeği gayet lezzetliydi.

Ekvador Çizgisi Anıtı'ndan Mitad del Mundo'ya bakış
Ekvador Çizgisi Anıtı’ndan Mitad del Mundo’ya bakış

Mitad Del Mundo yukarıda bahsettiğim gibi 1736 yılında yapılan çalışmalara istinaden bulunmuş. Ancak yüzyıllar sonra farkedilmiş ki bu çizgi gerçek ekvator çizgisi değil. Sizi biraz hayal kırıklığına uğrattıysak özür dileriz. Ancak gerçek ekvator çizgisi buranın 300 metre ilerisinde yer alıyor ve İnta Nan diye bir köye bağlı. Mitad Del Mundo’dan çıkınca sola doğru yürüdüğünüzde biraz ilerideki tabela size sola dönmenizi söyleyecek. Sola dönüp biraz ilerlerseniz İnta Nan’daki gerçek ekvator çizgisinin bulunduğu yere geleceksiniz. Girişi 4$. İçeride suyun akış yönü ve yumurta deneyini yapıp, ayrıca ekvator çizgisinde yürünmez testini de yapabiliyorsunuz. Bunların haricinde etrafta bir çok heykel ve çok güzel çiçekler bulunuyor.

İnta Nan - Gerçek Ekvador Çizgisi
İnta Nan – Gerçek Ekvador Çizgisi

Geri dönüş zamanı gelince geldiğimiz istikametin tersine giderek eski şehir merkezine geliyoruz. Yemek için ise güzel bir ceviche arayıp, yerlilerin desteğiyle Cebiches de la Rumiñahui’yi buluyoruz. Guayaquil ve Olmedo sokaklarının kesiştiği yerde. Ceviche marine edilmiş çiğ ya da çok az buharda pişmiş deniz ürünü demek. Limon, soğan, zeytinyağı ve kişniş ile marine ediyorlar. Kişnişsiz ceviche maalesef olmuyor. Bir ceviche, bir karidesli pilav ile 2 limonataya 20$ ödüyoruz. Ekvador Kolombiya,Peru ve Bolivya’ya göre pahalı bir ülke. Ancak yine de fiyatlar Avrupa standartlarının çok altında.

Mitad Del Mundo ile birlikte Quito’yu bitirip bir sonraki yatılı durağımız olan Banos’dan önce günü birlik Quilotoa krater gölüne doğru yola çıkıyoruz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir