Meşhur Las Lajas Kilisesi ve Peru Ekvador Sınır Geçiş Kasabası İpiales – Kolombiya

Paylaş:

Popayan’dan İpiales’e Bolivariano firmasıyla geldik. Bilet kişi başı 35.000 COP. Bolivariano otobüsü gerçekten diğerlerine göre çok kaliteli. Kolombiya’da ilk defa bir otobüste koltuk arkası TV gördük. İnternet ve tuvalet de mevcut. Fiyatı da diğer firmalarla aynı. Eğer imkanınız olursa her zaman bu firmayı kullanmanızı tavsiye ederiz. Sabah 6:30’da İpiales’e varmıştık. Valizlerimizi tanesi 1.000 COP karşılığında emanete bırakıp, terminalden Las Lajas kilisesine giden taksi dolmuşlara bindik. Kişi başı 2.200 COP.

Taksinin sizi indirdiği yerden kiliseye yaklaşık 1 km yürüyorsunuz. Ayrıca kilisenin etrafında da yürüyeceğiniz için büyük çantanızı mutlaka terminaldeki emanete bırakın.

Las Lajas
Las Lajas
Las Lajas Kilisesi’nin şu anki hali 1916-1949 yılları arasında inşa edilmiş. Lajas ismi tortul kaya anlamına gelmektedir. Kilisenin inşa edilmesinin başlangıcı 1754’de ki bir mucizevi olaya dayanmaktadır. Maria Mueces isimli bir kadın ve sağır/dilsiz kızı Rosa çok kuvvetli bir fırtınaya yakalanırlar. Sığınacak bir yer ararken sağır ve dilsiz olan Rosa birden “Meryem Ana beni çağırıyor” diyerek kayaların üzerindeki parıltılı silüeti gösterir. Bu olaydan sonra kaya ziyaretçi akınına uğrar ve burada mucizevi iyileşmelerin görüldüğü söylenmektedir. Bu kayaya kurulan ilk kilise 18. yüzyılın başlarında kurulmuş, daha sonra 1802 yılında yenilenerek bir köprü ile kanyonu birleştirmiştir.

Las Lajas Kilisesi
Las Lajas Kilisesi
Kilisenin içini gezdikten sonra köprüsünden karşıya geçip sola doğru devam ettik. Bir kaç açıdan fotoğraflayıp, taksilerin beklediği yere geri döndük. Taksiyle terminale gidip üzerimizdeki kalan COP’ları dolara çevirdik. Bu işlemi sınırda da yapabilirsiniz. Oranlar buradıyla aynı. Ancak sınırda elinde deste deste dolaşan amcalardan dolar alanlar bazı sıkıntılar yaşamışlar. Öncelikle söyledikleri oranla verdikleri para birbirini tutmuyormuş. Yani çarpma bölme işlemini doğru yapmayarak kazıklamaya çalışıyorlarmış. Diğer bir duyum ise size parayı verirken el çabukluğuyla içinden bir kısmını cebe atıyorlarmış. Biz Türkler bu tarz numaraları yemeyiz diye düşünüyorum ama yine de bu yorumları internette okuyunca parayı terminaldeki döviz ofisinde (aslında süpermarket) değiştirdik. Terminalde iki döviz ofisi var biri üst katta, daha düşük oran veriyor. Diğeri alt katta bir market. Oranlar daha iyi. Bir doları 2920 COP karşılığında aldık. Cebimizde de sadece sınıra kadar gidiş parası kişi başı 1700 COP bıraktık. Unutmayın, acil durumlarda buralarda her yerde dolar geçiyor. Aynı şekilde Ekvador’un sınır kesimde de COP geçerli.

Kolombiya Ekvador Sınır Geçişi
Kolombiya Ekvador Sınır Geçişi
Taksi dolmuşla sınıra doğru yola çıktık. Şoför bizi sınır köprüsünden sonra bıraktı. Biz de köprüye geri dönüp, fotoğrafımızı çektirdikten sonra köprünün bitimindeki Ekvador ofisinde sıramıza girdik. Sıra bize geldiğinde memur “Kolombiya’dan çıkış yapmamışsınız, önce Kolombiya çıkışını yapın, sonra Ekvador girişini yapabilirsiniz.” dediğinde taksicinin Kolombiya çıkış kapısını atlayıp, bizi Ekvador girişine bıraktığını anladık. Yaklaşık 500 metrelik yoku geri yürüyüp, Kolombiya çıkışında sıraya girdik. Yarım saatte sıra bize geldi ve damgamızı bastırıp, geri Ekvador girişine döndük. Bu sefer kuyruk artmıştı. Yaklaşık yarım saatte burada bekledikten sonra farklı bir memur pasaportlarımızı aldı. Standart “nereden gelirsin, nereye gidersin ey yolcu!” sorularını sordu. Daha sonra da “Turcooo” diyerek biraz beklememiz gerektiğini söyledi. Beklemek bizim işimiz, en iyi biz bekleriz diyerek oturduk. Bizim pasaportlar arkadaki ofise gitti. Bizden başka kimseye bunu yapmadıklarından durumdan biraz da korktuk açıkçası. 15-20 dakika bekledikten sonra başka bir memur elinde bir dosya ve bizim pasaportlarla geldi ve bizim işlemimizi yapan memura “No, no hay” dedi.

Eyvah! “Burada yoklar.” diyor. Nerede yokuz? Buradayız işte. Acaba giremeyecek miyiz Ekvador’a? Vize mi uygulanmaya başladı acaba? Oysa ki yakın zamanda tekrar bakmıştık. Böyle bir şey olsa haberimiz olurdu herhalde. Bu ve bunun gibi onlarca soru saniyeler içinde kafamızda belirdi. İşlemimizi yapan memur aldı dosyayı içini açıp biraz baktı. Sonra bize dönüp, “Tamam, sorun yok” dedi. İyi de diğeri burada yoklar diyordu. Orada olmamız mı gerekiyordu acaba? Orası neresiydi? Memura neden beklediğimizi ve neyi kontrol ettiklerini sordum. Bana dosyayı açtı içinde bir çok isim olan dosya. “Eğer isminiz bu listede olsaydı giremezdiniz” dedi. Bir anda bizim AMPÜLLER! yandı. Malum grubun listesi sınır kapılarındaydı. Neyse ki bugüne kadar bu tarz oluşumlarla hiç bir işimiz olmamıştı. Stresli 2-3 saat sonunda pasaportlarımızda Ekvador giriş damgasıyla ofisten çıktık. Biz giriş kapısını x rayler, polisler vs beklerken, bizim işlem yaptığımız binanın yan tarafından ülkeye elini kolunu sallayarak girebiliyormuşsun. Tabi pasaportu damgalatmak senin görevin, eğer daha sonra bir kontrolde (yolda sık sık polis kontrolü oluyor) damgasız pasaportla yakalanırsan neler olur bilinmez.

Biraz ilerideki meydanda bekleyen dolmuşlara binip sınıra en yakın büyük kent olan Tulcan’a gittik.

İşte böyle, kara sınırını geçmek bizim için pek kolay olmadı ama iyi bir deneyim oldu. Daha geçeceğimiz çok kara sınırı var. Deneyimlerimizi pratiğe dönüştürüp daha hızlı geçişler yapmak ümidiyle…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir