Puronun kenti Viñales

Paylaş:

Küba’nın meşhur purosunun güzel olmasını sağlayan en kaliteli tütünün ana üretim merkezi, şirin bir kasaba Vinales. Birbirinden renkli tek katlı evleriyle hemen içinizi ısıtıyor. Özellikle Havana gibi karışık ve kalabalık bir şehirden geldiyseniz bir anda dünya tersine dönmüş gibi oluyor. Sessiz, sakin, güzel bir kasaba Viñales.

vinales
Sakin şehir

Vinales’e gidişimiz biraz sıkıntılı oldu. Turistlerin ulaşım için kullanabileceği tek otobüs firması Viazul Havana’da şehrin dışında. Biz de bileti önceden almadığımız için otobüs saatinde gidip bilet var mı diye sorduk. Ancak otobüs dolu olduğu için ulaşımda diğer seçenek olan colectivoya yöneldik. Colectivo genellikle amerikan arabalarının taksi dolmuş olarak kullanılmasına deniliyor. Aşağı yukarı Viazul ile aynı paraya istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Ancak tek koşul var, o da aracın dolması. Havana Vinales arası hem yakın olduğundan, hem de fazla talep gördüğünden burada colectivo bulmak ve doldurmak çok zaman almıyor. Biz de otogarın hemen dışına çıkarak bekleyen taksicilere Vinales’e gitmek istediğimizi söyledik. Tabi fiyatlar önce yukarıdan açılıyor. Viazul’ün 12 CUC’a götürdüğü yere 20 CUC istiyorlar. Biz 12 veriyoruz ve hemen 15’e anlaşıyoruz. Zaten bizden önce de iki İtalyan arkadaş benzer şekilde anlaştığından 4 kişiyi dolduran taksici hemen yola koyuluyor. Tabi eski amerikan arabası olmasının dezavantajları var. Emniyet kemerinin olmaması, klimasız olduğu için camların yolculuk boyunca açık olması, yol gürültüsünü azalmak amacıyla sonuna kadar açılan müzik ve içeri gelen benzin kokusu bunlardan bazıları. Yolda bir virajda aracın kapısının açılması ise sanırım olabilecek en kötü şeylerden biriydi. Neyse ki sağ sağlim vardık Vinales’e. Siz de eğer colectivoya binmek durumunda kalırsanız eğer mümkünse aracınızı seçin. Aynı fiyata yeni tip taksiyle de gitme imkanınız oluyor.

vinales
Güneş’ten korunmak için şemsiye çok kullanılıyor

Vinales’in merkezini yürüyerek dolaşabilirsiniz. Salvador Cisneros şehrin ana caddesi. Buna paralel Rafael Trejo ve Camilo Cienfuegos caddeleriyle hepsini dik kesen Adela Azcuy caddesini gezdiğinizde tüm şehir merkezi bitiyor. Ancak Vinales’i aslında güzel kılan bu tablo gibi evleri değil, tütün vadisindeki o muhteşem manzarası.  Adela Azcuy caddesini kuzey batı istikametine doğru devam ettiğinizde solunuzda stadyumu göreceksiniz. Onu geçerek bu yolu dümdüz devam ederseniz vadinin başlangıcına ulaşıyorsunuz.

vinales
Vadi gezinizde göreceğiniz manzaralar

Vinales’de yapılabilecek en keyifli aktivite at ile doğa gezisi. Bunu merkezde bir çok yerde size satmaya çalışan insanlar olacaktır. Ancak bir sabah erken saatte yukarıda anlattığım gibi yürüyerek vadinin başlangıcına giderseniz atların gerçek sahipleriyle tanışıp araya kimseyi sokmadan daha uygun fiyata kiralama şansınız olur. Şehir merkezinde saati 5 CUC, biz yaklaşık 5 saatlik bir tura kişi başı 10 CUC verdik. Rotamız şu şekildeydi; vadiye girerek önce kahve ve tütün plantasyonlarını ziyaret ettik, ardından da Mural de la Prehistoria’ya kadar vadiyi takip ederek ata bindik.

Vinales Mural de la Prehistoria
Mural de la Prehistoria

Açıkcası daha önce Endonezya’da dünyanın en meşhur kahve plantasyonlarını gezme şansım olmuştu. O yüzden buradaki kahve kısmı hiç ilgimi çekmedi. Kahvelerinin tadını da sevdiğimi söyleyemem. O yüzden o kısmı hızlıca atlayıp tütün plantasyonu ve puro yapımına geçtik. Gittiğimiz zaman tütünün yeni dikilme zamanı olduğu için maalesef tarlada tütün bitkisi göremedik. Bitki Kasım gibi dikilip, Nisan civarında toplanıyormuş. Aynen şarapçılıkta olduğu gibi tütünde de ürünü güzelleştiren gündüz havanın çok sıcak, gece ise soğuk olmasıymış. Bu sıcaklık farkı ürünün farklı aromalara sahip olmasını sağlıyormuş. Gittiğimiz ufak tütün plantasyonunun sahibi bize puro yapımını gösterip, inceliklerini anlattı. Ardından da ufak bir tadımını yapıp daha sonra esas merak ettiğimiz Mural de la Prehistoria’ya yöneldik. Vadide puro fabrikası bulunmuyor. Sadece ufak üreticiler size kısa bir demo yapıyor. Bu yüzden eğer seri el üretimi fabrika görmek istiyorsanız, devletin puro fabrikaları büyük şehirlerin neredeyse hepsinde bulunuyor.

vinales tütün
Tütünler kurutuluyor

Biz kahve ve tütün plantasyonlarındayken bastıran yağmur zaten bozuk olan zemini iyice çamurlaştırmıştı. Hatta vadinin bir yerinde atlar dizine kadar suya girip bu büyük su birikintisini geçti. Açıkcası bu kısımda biz de biraz korktuk. Çünkü at her yeni adımda bir boşluğa düşüyor, dibi görünmeyen suda acaba düşer miyiz diye bizi de bir telaş sarıyordu. Neyse ki bu tarz zemine ve rotaya alışık olan atlar yolunu bularak bizi Mural’e ulaştırdı. Vadinin ortasındaki dev bir kayaya tarih öncesi zamanı anlatan bu eseri 15 kişinin 5 yılda bitirdiği söyleniyor. İçeri giriş ücretli ancak o  kadar büyük ki içeri girmeden de rahatlıkla görebiliyorsunuz. Turumuz aslında burada bitiyor. Biz de aynı yoldan yaklaşık 1,5-2 saat at üstünde geri dönüyoruz. İlk defa ata bindiğimiz için başta tedirgindik ancak daha sonra alışınca gerçekten çok keyif aldık. Özellikle rehber düz bir yol gördüğünde atların hızlı gitmesi için bağırıyor ve atlarımız hafif bir depara çıkıyordu. Tabi bu deparlar bize ertesi 2 gün boyunca bacak ve kollarımızda tatlı bir ağrıya sebep oldu ama ilk tecrübemizi başarıyla atlattığımızı söyleyebiliriz.

Vinales
Günlük hayat

Vinales’de bu rota dışında yapabileceğiniz bir iki şey daha var. Mağaralar ve lagun ziyaretleri. Aslında normal rotada Mural yerine bu iki etkinlik var. Ancak biz Mural’i tercih ettiğimizden rotayı o şekilde değiştirdik. Ancak sonradan farkına vardık ki Mural’e araç ile de geliniyor fakat lagun ve mağara sadece at ile gidilen yerler. Dolayısıyla merkezdeki her hangi bir taksiyle konuşup Murale gidip, at turunuzu klasik rotada da yapabilirsiniz.

Biz Vinales’i çok sevdik. Doğası, evleri, atları, hepsinden öte güzel insanlarıyla gönlümüzü fethetti. 2 gece geçirdiğimiz Vinales’den Trinidad’a gitmek üzere Viazul otobüsleriyle sabah erken saatte yola çıktık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir